Kitaplarım

Özgür Ülkeye Yolculuk Kitabımdan  Şiirler

KUM TANELERİ

Bir dost sesidir uyanırız sabahları

Umutla açar kır çiçekleri

Bir melodiyle koştuğumuz sahillerde

Kum taneleriyle yazdığımız

Umutlarımız

Kumsalda gün aydınlığında

Bir anı kaldı şimdi

Başka bahara bırakılan

Umutlar çıkar gün yüzüne

Kum tanesi kadar hafif

Vurunca sahillere

Taşkın sularında ıslanır

Kabaran dalgaların

Dalgalar bozar hülyamızı

Bir tepki sunar büyülü rüyamıza

Gerçekler derin izler bırakır

Sahillerde silinir

Kumlara yazılmış yazılar

Bir başka taraftan eser rüzgar

Başka yöne gider gemiler

Yolcular umutlara

Yelken açar küçücük yürekleriyle

Kocaman bir ufuk çizerler

Yolculuklar sürer gün boyu

Hasretle kavuşmalar

Bir serinlik sunar

Bir anda dökülür yağmur taneleri

 

 

 

 

ÖZGÜR ÜLKEYE YOLCULUK

Nehrin suları

Günün uyanışında yol bulur

Sararan yaprakların gölgesinde

Düşünceler uyanır

Biz nehirlerle büyüdük

Sessiz ve derinden daldık sularına

Umutla baktık geleceğe

Yol düşüncelerini burada kurduk

Sularda ıslandık sularda büyüdük

Düşünceler duru

Bir sayfaya döküldü

Sonra yazdık geleceğe

Sevdalandık özgür ülkemize

Türküler okuduk

Yılmadık yıkılmadık

Özgürlüğe aktık

Özgür düşünceyi rehber yaptık

Ülkemiz için savaştık

Sakarya’da

Çanakkale’de çarpıştık

Yüreğimizi koyduk erdemli savaşçılara

Gönülden bağlandık Sularda ıslandık

Dağları aştık Ferhat’ın seslenişiyle

Sevgi pınarında yüzdük Yunus’un beyitiyle

Evreni dolaştık Mevlana’nın gönlüyle

Yüreğimizi dağladık

Biz suları sevdik

Sularda ıslandık

Yağmurlarda büyüdük

Sonra sevdalandık özgür ülkeye

Hiç vazgeçmedik

 

 

 

 

GELECEĞE DAİR

Duru düşünceler mağlup eder oyunları

Mertlik nam salar ufkumuzda

Korkaklar kaçar

Bir görünür sonra kaybolur gölgeler

Biz kalırız yollarda

Ey sevginin erdemli gücü

Anla artık

Biz geldik

Mertliği arkadaş edindik

Ufukları sırdaş

Rüzgarlardan güç aldık

Yücelerden öğütler

Ermişlerin sevgi kitabını okuduk

En temiz duyguları

Yazdık sonunda

Tarih notlarına

 

 

 

 

 

GÜZ AKŞAMLARI

Çatılardan süzülen

Bahar yağmurlarından sonra

Bir kıvılcım vurur

Aydınlanır doğa

Menekşe kokusu

Karışır güz akşamlarına

Güz akşamlarında bir başka olur yıldızlar

Sallanır akasyalar

Gülümser çocuklar salıncaklarda

Hasret buğusu sarar düşünceleri

Güz akşamlarında

Rüzgara karşı tutunmak

Dalgalandırmak göklerde bayrağı

Vatan sevgisi budur

Erdemli yollarda yürümektir

 

 

 

AYRILIK ŞARKISI

Hayat bir düş olur benliğimizde

Süsler resimlerimizi kaldırımlarda

Bir ayrılık şarkısı

Yakar geceyi

Düşünceler karışır Ayrılık şarkısına

Gecenin yıldızları söner

Ay tutsak olur bulutlara

Gün doğmaz geceler bitmez

Bir ayrılık şarkısıdır

Tarumar eder düşünceleri

Sarar da film şeridi gibi

Hatıralar umutsuzluk yelkenine uzanır da

Çizilen yolları

Yıkar geçer düşünceleri

Bir ayrılık şarkısıdır

Dünyayı durdurur yörüngesinde

 

 

 

 

YOL DÜŞÜNCESİ

Aydınlık yol düşüncesi sarar ufkumuzu

Eşsiz bir yankı bırakır benliğimizde

Yeni bir tılsım doğar ufukta

Yol düşüncesidir

Bir müjdeli haberle koşarız penceremize

Güneş sessiz

Bir ışık kümesi doğurur bir anda

Her zerresinde bereket

Yağmur olur akar saçlarımızdan

Yol düşüncesidir

Bir formülü vardır

İki kelimedir sarar ufkumuzu

Bir uçtan diğerine açılır ufuk

Çizilir aydınlık yörüngeler

 

 

 

 

KAR TATİLİ ANISI

Kar inceden yağmada okulumuzun bahçesine

Üç beş öğrenci bahçede

Kardan adam yapmada

Okul boş kimse yok

Çünkü tatil bugün

Kar tatili

Penceremden seyre dalıyorum

Çocukların koşuşturmasını

Sevinç çığlıkları atıyorlar

Bahçemiz karlara bürünmüş

Her şey yerli yerinde

Her şey uçarı gidişle akmakta iken

Yalnız bir şey var

Kar engeli

Görev aşkı diyorum okulun kapısını açınca

Yaşama sevgisi sarıyor benliğimi

Okulum diyorum

Özlemişim seni

Okul çok farklı geliyor öğretmensiz öğrencisiz

Bir çocuğun boyun büküşünü andırıyor

İçimde garip bir yalnızlık duygusu var

Dalıp gidiyorum penceremden

 

Karlar süzülür geçer

Mevsim olabildiğine yaşar kimliğini

Anılar içimde kaynaşırken

Özlemler en doruk noktada belirir

Bir sevginin sıcaklığında ısınıyorum

Kaç mevsim diyorum

Kaç mevsim yaşadık okulum seninle

Kaç kez güldük kaç kez hüzünlendik

Umuda yol alan sevgi güvercinlerimiz

Uçuşurken sonsuzluğa

Bir bahçe yeşertmiştik

Her şey uçarı bir gidişle akarken

Denizler kükrer ırmaklar taşarken

Bahar yağmurları süzülürdü

Evimizin kiremitlerinden

Okul bizim evimizdi

Geçmişten geleceğe uzanan köprümüzdü

Okul her şeyimizdi

Ne kadar özlemişim okulum seni

 

 

 

 

MELODİ

Sarar durur benliğimizi

Bir tatlı melodi

Akar nehir gibi duru

Yol verir geleceğe

Yakın olur uzaklar

Bir tatlı melodi

Sabah uyur bizimle

Getirir gönlümüze

Güzel düşünceleri

Şairin mısraları

Beste olur dillerde

Bir bahar müjdesi verir

Sarar da mutluluk büyüsünü

Şarkılar söylenir bahar aydınlığında

Alev olur kor olur

Yanar yanık havalarda

Yazılan sözler tatlı bir melodi olur

Günlük güneşlik günde

Alır götürür gönlümüzü

Serin ırmaklara

 

 

 

 

 

OYUN

Gün aydınlığı beklenir

Kavşaklarda gölgeler dolaşır

Gölgeler birbirine karışır Kaybolur

Sessizlik çöker gecenin yıldızlarına

Ay yıldızlarla söyleşir

Sema berrak bir umut salar

Büyür çocuklar

Bir uçurtma uçururlar maziye

Anılar pınarlar gibi duru

Akar benliğimize

Karışır mevsimlere

Mevsimlerden yazdır en iz bırakanı

Bağlıklarda koştuğumuz büyülü bir mevsimdir

Üzüm ağaçları siyah beyaz

Salkım salkım renk verir bahçemize

Uzanıp koparmak isteriz

Karar vermek için beklenir arkadaşlar

Saklambaç oynadığımız bağlıklarda

Geri dönülmez planlar kurarız

Gün akşam olur

Yıldızlar aydınlatır sokağımızı

Büyüklerimizin sesleri yankılanır

Çok geç olmuştur

Oyun tamamlanmamıştır

Oyunlar yarım kalır

 

 

 

 

ERDEMLİ OLMA DÜŞÜNCESİ

Hatıralarda yol bulur düşünceler

Bir çay bardağının buğusuna karışır

Anı defterleri açılsa

Tekrar başa dönsek

Okulda teneffüs aralarında

Çocukların koşturmalarını

Çığlık atarcasına çıkışlarını izlesek

Onların olgunluğunu bekler dururuz

Söylenecek sözümüz vardır

Erdemli olmak güzeldir

Yaşanan duygular

Bize derstir aslında

Temiz ve içten halleri

Bize derstir

Biz nerdeydik bunca gündür

Nerde saklandık

Sonra bir şey olmamış gibi davrandık

Oysa kaçılmaz duygulardan

Hüzünlerden

Bir çift kelimenin derin manasını

Çözmeden yaşamın sırrını anlamak güçtür

Geleceğe dair söylemler

Erdemli ve içten

Sıcak duruşlar

Isıtır ayaz gecelerinde düşünceleri

Dost sıcaklığının

Tadına varır da insan

Sonsuzluğa kadar yazılacak

Erdemli olma düşüncesidir

Tek söz budur

 

 

 

İSTANBUL

Kitaplarda okudum adını

Şiirlerden aldım tadını

Ey sihirli şehir

Tarihi bağrında saklayan

Ey güzel İstanbul

Çocukluğum geçti özlemlerinle

Resimlerine baktım kartpostallarına

Muhteşem Boğaziçi

Şairin mısralarına ne güzel anlatılır

Tarihe yazılmış kahramanların

Eyüp Sultan’dan Fatih’lere

Samsun’a yol alan Bandırma vapuru

Ey güzel İstanbul

Dayanamadım bir mevsim daha

Geldim kapına

 

Üsküdar’da kız kulesi

En derin anıları yaşatarak gelen günümüze

Sahil boyu Harem’e kadar

Mısır satıcıları,simitçiler

Kol kola gezen insanlar

Doğancılar parkında bir ihtiyarın

Sebil yemişleriyle

Yavrularını büyüten güvercinler

En derin duyguyu gezdiriyordu benliklerde

Ey güzel İstanbul

Kitaplarda okudum adını

Şiirlerden aldım tadını

Dayanamadım bir mevsim daha

Geldim kapına

 

 

 

 

 

YOLLARDA

Kararan ufuk

Bir şarkı göndermiş rüzgarla

Efkarlı başım

Dağlamış düşünceleri

Yol düşüncesi çetin

Karlı kış gecelerine vurmuş

Hüzünlü kavşaklara salmış bizi

Bu yolların yolcusuyum

Esaretiyim varlığının

Bedenim yorgun düşse de

Bu yolun yolcusuyum

Yokluğun yüreğimi dağladı

Hüzünlendim Samanyolu yıldızlarını izlerken

Ay ışığıdır içimi ısıtan

Akşamlarda

Isınırım yıldızlarla

Söyleşirim rüzgarlarla

Yağmurlar hüzün

Yağmurlar saçlarımızdan dökülen anılar

Koşan akıncılar gibidir düşünceler

Yine öfkesiz

Sakin duru ve temiz

Her iklim arkadaş olurum baharlarla

En güzel şarkıyı söyler

Bahar kuşları

Dere taşlarında dans eden su kuşları

Bir şeyler anlatır

Geleceğe dair

Yiğit bir evladıyım bu ülkenin

Şaşmadım doğruluktan

Mertlik ülkesinde büyüdük

Eğilmeden sarsılmadan

Yollarda yürüdük

Bakışlarımız dik ve duru

Yalandan dolandan habersiz

Yaşattık düşünceleri

 

 

 

 

 

DOST SESİ

Su sesi yağmur sesi

En güzel sestir dost sesi

İçten söylenmişse düşer kitaplara

Hüzün mevsimlerinde

Bir şarkıyla

Yön verir hayatımıza

Gecenin ayazı gölgeler mutluluğumuzu

Hüzün yaprak yaprak dökülür benliğimizde

Zamanın ikiye böldüğü

Kavşaklarda

En güzel sestir dost sesi

Kaybolan güvenin

Kimliğini arayan insanın

Duygu sağanağına tutulmasıdır

Davet eder benliğimizi

Erdemli düşüncelere

En güzel sestir

Dost sesi

 

 

 

 

 

YOLCU

Uzaklarda bir yerlerde

Yağmur yağar inceden

Yağmurlar altında Islanan benim

Benliğimize düşer hasret iklimi

Kimdir bilinmez geçen yolcu

Yolculukları gün boyu

Yaşayan benim

Hasret türküleri dolaşır

Derin ezgiler renk verir doğaya

Kapımızdaki tatlı melodi

Bir mutluluk duygusu yaratır gönlümüzde

Mutlu günaydınlarla

Başlayan şarkılarda

Gezinen benim

 

 

 

 

GURBET KAPILARI

Gurbet kapılarında hicran olan duygular

Yar ne zaman biter bu kaygılar

Uzat ellerini bu kalp seni sayıklar

Bir akşamüstü yollarına

Düşer de gelirim

Güneş vurur tepelerden bir zaman

Ah başımda vermez aman anılar

Bir tutam kardelende zor zaman

Zaman geçmez de gurbette

Bir akşamüstü hayal meyal

Yola düşer gelirim

Zalim kader içimde bir sızı

Dertli çal ozanım dertli sazı

Duyar belki iki dost sesimizi

Geçer mi bu kış beklerim yazı

Beklerim geceleri ayazı

Yar yoluna feda olmuşum neyleyim

Seherde nam salmışım gün eylerim

Baharı bilirim kışı neyleyim

Bir gün yollara düşer de gelirim

Aşk aşk diye döner Mevlana

Yunus doğruluktan şaşmaz gelir imana

Bana ustam der ki; ey dertli divane

Bizim yattığımız yerler vatandır

Vatan diye atan yürekler yamandır

Soğuk sular buz tutar ellerim

Kapıları tutmuş karlar neyleyim

Ardımda üç beş çocuk birkaç kitap

Birkaç kitap bol bol hitap

Sonraları uzun geceler

Yalnızlığın koynunda tüter sobalar

Sobalar bir alevdir söner

İçimde bir kor alev vardır sönmeden yanar

Gurbet beni sarar sarar da ısıtmaz

Sobalar tüter tüter de ısıtmaz

Yakar geçer mi gecenin ayazı sizi de?

Bahar kapınızı vurur mu bir tıkırtıyla

Ninni söyler mi rüzgar sesi?

“Müjdeler olsun

Bir iyilik meleğiyim

Bir bahar güneşi ol dedi

Ve ben baharlarla geldim”

Diyerek girer mi kapınızdan içeri

Kapılarında harmanladığım çocukluğumu

Bana geri ver

Yoksa bir fukara gibi kalacağım bu gurbette

Bir bahar günü

İyilik meleğini gönder

Uçur göklerde bir bulut iziyle

Yalnızlığıma bir son ver

 

 

 

 

 

YAŞAMAK

Bir bahar sabahında

Kuş sesleri arasında

Kiraz dalına

Dokunmak gerek

Yeni yollar çizmek

Yeni iklimlerde yağmurlarla ıslanmak

Bir düşünce uğruna

Umutlar sokağında hüznü

Yaşamak gerek

Geç kalmadan hayata

Erdemce bir yol çizip

İçten yaşanan sohbetleri unutmadan

Geleceğe tutunmak gerek

Hayatı paraya pula değişmeden

Nam şöhret demeden

Bir sevgi kitabında

Okumak anlamak gerek

 

 

 

 

ADI VATANDIR

Özgürlük benliğinde tüter

Ülke sevdasına düşmüş

Kahramanın

Bir kuru ekmek

Bir yudum su

Hayata tutunmak için yeterlidir

Duvarlarda durur

Pantolonu yamalı resmi

Aldırmaz güne

Bakar yarına

Hikayesi anlatılır

Dinleyenlerin gözleri yaşarır

Vatan sevdası

Duyulur ülkede

Yankılanır dağlarda

Ovalar vadiler anlar onları

Bir sevdaya tutulurlar

Adı vatandır

Aldırmadan yokluğa

Açlığa susuzluğa

Gece gündüz

Ülkemin ufuklarında

Bu uğurda yaşadılar ve şehit oldular

Kavuştular sevdalarına

Özgür bir vatan bıraktılar

 

 

 

 

 

ÇOCUK

Başın dik gönlün açık

Öyle kal ey çocuk

Destanlarda yazılan

Kitabelerde anlatılan

Doğacak güne müjdelendin

Başın dik gönlün açık

Öyle kalsın ey çocuk

Özgür yurda doğru

Yol alan kervana katıl

Ufkun açık kalsın

Gönlün kararmasın ey çocuk

Bir gün bakarsan geçmişe

Çizersin gelecek haritaları

Nerde doğdun nerden geldin

Ata toprağında varlığın

Neyin habercisi

Tarihin derinliklerinde

Aydınlat benliğini

Sonra sor kendine

Kim olduğunu ey çocuk

Beklenen ufka hazırlan

Nerde saklandın ey çocuk