Hocamın Yazmamı İstediği Çanakçı Kitabı

HOCAMIN YAZMAMI İSTEDİĞİ KİTAP

       Üniversitede öğrenci iken bir proje kapsamında köylerde yaşayan insanlardan bilgi toplamamız gerekiyordu.  Çanakçı köylerinde yaşayan özellikle yaşlı insanlarla konuştum. Onlara köylerde yaşam, göçler ve gurbete giden yakınları hakkında sorular sordum. Anlattıkları tarihin derinliklerine saklanmış Rus işgalinin acı hatıralarıydı.

         Ruslar 1916 yılında Çanakçı ve köylerini işgal ettiğinde tüm bağlantı yollarını kesmiş, yöreyi iletişime kapatmış. Bağ, bahçe ve tarladaki ürünlere, hayvanlara el konulduğu, karşı çıkanları hapishaneye çevirdikleri evlerde tutsak ettikleri,  daha tehlikeli gördüklerini Kars hapishanesine veya Batum esir kampına göndereceklerini söyleyerek büyük bir baskı kurduklarını anlatıyorlardı.

         Bu anlatılanlardan o kadar etkilenmiştim ki ödev sorularını sormadan konuyla ilgili merak ettiklerimi soruyor, notlar alıyordum. Çanakçı’ da genç ve orta yaşlıların askere alındığı o dönemde, kadın ve yaşlı dedeleri izleyen o zamanın küçük çocuklarıydı bana bunları anlatanlar. Babalarından, annelerinden, dedelerinden duydukları hikayeleri anlatırlarken gözleri dolan insanlardı.

    Yarıyıl tatilinden okula döndüğüm ilk gün proje ödevi veren hocamı buldum ve kendisine konuyu anlattım. Çanakçı’ da Rus işgalini anlatan kitap var mı bilmek istiyordum. Hocamın kitaplarla arası iyiydi. Makaleler de yazıyordu. Ertesi gün beni çağırdı. “Yazdığın notları yarın getir bir bakayım” dedi. Akşam olunca notlarımı detaylı bir şekilde tekrar yazdım ve kendisine verdim. “Hafta sonu biraz daha çalışma yap” dedi. Ben çalışmalarımı yazmaya devam ettim.

    Aradan zaman geçmiş, proje ödevleri toplanıyordu. Ödev tesliminin son günü çalışmalarımı sundum. Konu ile pek uyuşmasa da yapacak bir şey yoktu. İki gün sonra hocamın beni çağırdığını söylediler. Odasında arkadaşlarıyla oturuyordu. Çalışmalarımı bana uzatarak ”Bunları iyi sakla, burada bir tarih yatıyor” dedi. Ondan istediğim konuyu araştırmış, Çanakçı ile ilgili bir kitap bulamamıştı.

“Hocam bunları kitap yapsanız” dedim. “kitap için yeterli değil. Sen bilgi toplamaya devam et ”dedi. “Sonra ne olacak” dedim. Bizi dinleyen hocalar müdahale etti. Bir tanesi “kitap yaparsın” dedi. Kitap deyince ürktüm. Gözümde erişilmez karlı dağlar belirdi. Benim suskunluğumu görünce müdahale ettiler. ”kompozisyonlardan 100 alıyorsun” dediler. Bu söz üzerine içimde bir umut belirdi. Benim araştırma yazılarına ilgim, yeteneğim vardı.

   Yıllar geçtikçe hocalarımın sözünü yerine getirmek, saklı kalmış kültür ve tarihimizi aydınlığa çıkarmak amacıyla çalıştım. Çanakçı adına arşivlerde fazla bir kayıt yoktu. Öğretmenlik yıllarımda çalışmalarımı sürdürdüm. 2003-2011 yılları arası kurduğum Çanakçı kültür internet sitesi ve mail yoluyla paylaşımlardan detaylı bilgilere ulaşmaya çalıştım.

Sarıkamış olayından sonra büyük bir güçle bölgeye gelen Ruslar madenleri biliyormuş.1.Dünya savaşından önce İngilizler bu bölgeden maden çıkarıyorlarmış. 1917 Yılında Rusya da ihtilal olunca Karadeniz bölgesinden çekilmek zorunda kalan Ruslar 1918 Mayıs ayına kadar Çanakçı’ da kalmışlar, çekildikten sonra da anlaşma gereği madenleri işletmişler.

Yabancılar ülkemizin neresinde ne var biliyorlar. Biraz tuhaf olanı da bizi bizden iyi tanıyorlar.

Cevat Ulu

Bu yazı "Çanakçı Vadisi'nde Göğe Yükselen Islık Sesleri" Adlı Kitabımdan Yazılar kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.